Mandıra Filozofu
Güzel bir yerli filmle karşınızdayız. Mandıra Filozofu konusundan kısaca bahsetmek istiyorum. İstanbul’da yaşamını sürdüren hırslı bir sanayici olan Cavit, bir butik otel inşa etmek için Muğla’da deniz kıyısın da bir arsa almayı planlıyor. Fakat otel yapmak istediği alanı yıkarak doğal sahneyi değiştirmeyi planlıyor. Cavit’in satın almak için bulduğu arazi köy de yaşayan bir aile üyelerine aittir. Aile üyelerinin çoğu yüklü miktar da para alacakları için teklifini kabul ediyor. Bunların arasında Şükrü, evlenmek için paraya ihtiyacı olduğu için en hevesli olanıdır. Fakat arazi de payı olan Mustafa ali, akrabalarının aksine, araziyi satmaya karşı çıkıyor. Mustafa ali, aile’nin satmak istediği arazi de bir filozof gibi küçük kulübesinde modern yaşam olanaklarından uzak yaşıyor. Paraya ihtiy…
Işıklar Sönünce - 2016
Çocukken çoğumuz karanlıktan korkmuşuzdur; odanın ışığı sönünce köşelerde bir şeylerin kıpırdandığını hayal etmişizdir. Lights Out – Işıklar Sönünce (2016), tam da bu ilkel ve evrensel korkuyu alıp beyazperdeye taşıyan doğaüstü bir korku filmi. Yönetmen koltuğunda, ilk uzun metrajıyla David F. Sandberg oturuyor; arkasında ise The Conjuring, Insidious ve Saw gibi modern korku klasiklerinin ismi James Wan var. Senaryoyu, "Arrival (Geliş)" gibi nitelikli işlere imza atan Eric Heisserer yazmış. İlginç olan, filmin tamamen Sandberg'in 2013'te eşiyle çektiği, internette viral olan kısacık bir korku filminden doğmuş olması. Filmin fikri kulağa fazlasıyla basit geliyor ama bir o kadar da etkili: ışık yanınca kaybolan, yalnızca karanlıkta var olabilen bir varlık. Diana adındaki bu ürkütücü figür, l…
Çığlık 7 - 2026
Yıllardır bu serinin peşinden koşan biri olarak Çığlık 7'yi salonda izlerken içimde tuhaf bir heyecan vardı. Çünkü bu sefer iş ciddiydi: Neve Campbell, yani serinin kalbi olan Sidney Prescott, altıncı filmdeki yokluğunun ardından nihayet geri dönüyordu. Üstüne bir de 1996'daki o efsane ilk filmin senaristi Kevin Williamson ilk kez yönetmen koltuğuna oturmuştu. Bu kadar nostalji ve beklentiyle salona girince insanın kalbi ister istemez hızlanıyor. Konu Ne Anlatıyor? Hikâye, Sidney'in geçmişin dehşetinden uzaklaşıp sakin bir kasabada kendine yeni, huzurlu bir hayat kurmasıyla başlıyor. Ama tabii Çığlık serisinde huzur her zaman geçicidir. Telefon yeniden çalıyor, maske yeniden takılıyor ve bu kez Ghostface'in hedefinde Sidney'in kızı var. Çocuğunu korumak için Sidney geçmişiyle yüzleşmek ve …
Kod Adı: Angel
Aksiyon filmi denildiğinde aklınıza ne geliyorsa bu film işte tam da o. Yani ben aksiyon filmi olarak bu filmde aradığımı buldum diyebilirim. Film başladığında bir suikast işleniyor ve gizli servis üyesi Mike Banning bu suikastten sorumlu tutuluyor. Bu kısma kadar bence film oldukça klasik bir başlangıç yapıyor. Bu aşamadan sonra filmin kahramanı artık büyük bir mücadeleye giriyor. Filmi izlerken bu mücadeleyi izleyiciler olarak yaşıyorsunuz.Filmi izlemeye gitmeden önce film hakkındaki bilgilere baktığımı söyleyeyim. Aksiyon filmi önerileri içerisinde bu filmi ilk sıralarda gördüm. Bunun sebebi için yönetmenin geçmişine baktığımda bu konuda oldukça tecrübeli biri olan Ric Roman Waug’u gördüm. Film yönetmenin daha önceki tecrübelerinin bu filmi çok çok kaliteli hale getirdiğini söyleyebilir…
Kaderin Kılıcı
Yeşil kader kılıcını kullanan kişilerin hiç bir savaşı kaybetmedikleri gibi amansız bir güce sahip olduğu söylentileri yeraltı savaş lordu olan Hades Dai’nın çoktan kulağına gelmiştir. Bu kılıcın sahibi, ülkeye hükmedebilir. Hades Dai bu güce hakim olabilmek için planlar yapmaya başlamıştır. Kaplan ve Ejderha’nın devam filminde Li Mu Bai’nin ölümüne yas tutan Yu Shu Lien, onun hatırası Yeşil Kader kılıcını korumak için geri döner. Hades Dai kılıcı çalmak üzere yandaşlarını gönderir ancak başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimden sonra savaş hazırlıklarına başlar. Yu Shu Lien olası bir savaşta kılıcı korumak için sayıları yetersin olduğunun farkındadır ve yardım arayışlarına başlar. Silent Wolf adında gizemli bir savaşçı Shu Lien’in yardımına koşacaktır, hem de hala onurlu kalabilmiş bir biri…
Kripto Vurgun
Son zamanlarda artık normal paranın yerini almaya başlayan kripto para ile ilgili bir film olması dikkatimi çekti. Aslında belli bir amacım ve beklentim olmadan filmi izlemeye başladım. Karşıma polisiye ve biraz da gerilim karışımı bir film çıktı. Film ile ilgili hiç bilgi almadan film önerileri yazılarına bakmadan gitmiş olmam filmin konusunun sürpriz olmasına sebep oldu. Filmde Martin adlı genç bir ajanın verdiği mücadeleye şahit oluyoruz. Ajanın mücadelesi kara para aklama ile ilgili. Bu mücadelesine yolsuzluklar karışmaya başlayınca film heyecanlı hale geldi. Polisiye film önerileri içerisinde sonradan benimle aynı düşüncede olanlar var mı diye baktığımda gerçekten filmin vermek istediği mesaj ve duygunun genelde aynı olduğunu gördüm. Birçok kişi benimle aynı düşüncede olduğu için film…
Lanetli Çocuk
Lanetli Çocuk – The Boy filmi korku ve gizem temalı olayların işleyişini gayet işi bir şekilde izleyiciye aktarıp merak uyandırmayı başaran film olmuş. Lanetli Çocuk filminin yönetmen koltuğunda William Brent Bell oturuyor, başrol oyuncuları arasın da The walking dead dizisinden tanıdığımız Lauren Cohan ve filmde ona Rupert Evans, Diana Hardcastle, James Russell, Jim Norton eşlik ediyor. Etkileyici ve özgün bir konuya sahip bir film izlemenizi tavsiye ederim. Greta (Lauren Cohan) erkek arkadaşıyla bir takım sorunlar yaşadıktan sonra ayrılmışlar. Greta kafasını dinlemek ve olanlardan uzaklaşmak için yaşadığı yerden daha uzak bir yerde dadılık işi buluyor. Dadılık yapmak için gittiği yerde aslında ailenin 20 yıl önce kaybettikleri çocuklarının hatırasını yaşatmaya çalışan ve ölen çocuklarını…
Trendeki Kız
Bazı gerilim filmleri vardır; daha ilk dakikadan sizi yüksek tempolu olayların içine atmaz ama ağır ağır ilerlerken fark ettirmeden merak duygunuzu ele geçirir. Trendeki Kız tam olarak bu tarz filmlerden biri. Yavaş temposuna rağmen kendini izlettirmeyi başaran, karakterlerin sakladığı sırları birer birer açtıkça izleyiciyi hikâyenin içine daha fazla çeken bir gizem filmi. Özellikle psikolojik gerilim sevenler için sakin başlayan ama sonlara doğru etkisini artıran yapımlardan biri olduğunu söyleyebilirim. Film, aynı isimli Paula Hawkins romanından sinemaya uyarlanmış. Kitap uyarlaması olmasının etkisi filmde açıkça hissediliyor çünkü hikâye olaydan çok karakterlerin iç dünyasına, hatıralarına, kırılganlıklarına ve çarpık ilişkilerine odaklanıyor. Yani burada sadece “bir cinayet işlendi, ka…
İçeride – Shut In
Shut In filminin başrol oyuncusu Mary Portman (Naomi Watts), evlerinin yanında bulunun kendilerine ait klinikte çalışmakta. Marry ve eşi çocukları Steven’ı yaşadıkları yerden uzakta bir okula yatılı olarak göndermek için karar alıyorlar fakat Steven bunu öğrenince çok üzülüyor Mary’e çok bağlı olan Steven bu okula onu babasının gönderdiğini düşünmeye başlıyor. Steven tüm çabalarına rağmen okula gitmek üzere babasıyla beraber yola çıkıyorlar fakat arabada hararetli bir şekilde tartışmaya giriyor babasıyla ve karşıdan gelen araçla çarpışıyorlar kazada Steven felç oluyor babası ise hayatını kaybediyor. Kazanın üzerinden altı ay geçtikten sonra bu sürede Mary hem oğluna bakıcılık yapıp hem de klinikte çalışmaya devam ediyor ve kliniğe getirilen işitme engelli Tom ile aralarında yakın bir bağ o…
Annabelle 3
Yaşamına ara ara korku katmayı sevenler için çok uygun bir film olan Annabelle 3’ü izlemek üzere psikolojinizi hazırlayıp filmi izlemelisiniz. Bunu ben özellikle akşam son seansı izleyerek daha da korkunç hale getirdim. Geçmişte izlediğim pek çok korku filmini bu filmi izlerken zihnimden geçirdim. Korku Seansı, The Nun gibi filmler bu film için bir ön hazırlık diyebilirim. Bu filmi izlemeye gitmeden önce film önerileri olarak yazılanları bilerek okumadım. Çünkü korkmak kişiden kişiye değişen bir özelliktir diye düşünüyorum. Bunun için de bu filmin sadece korku filmi olduğunu bilerek gidip izledim. Filmin konusu klasik gibi görünse de yani bildiğimiz bebekli korku filmi senaryolarına benzese de efektlerin biraz aşırı kullanılması kalbimin çok daha hızlı atmasını sağladı diyebilirim. Bu film…
We Die Young
Ne yazık ki, (son yıllarda) ekranda zarafetle nasıl yaşlanabileceğini düşündüğü 80’lerin ender aksiyon yıldızı Van Damme, “We Die Young” da çok değil. Kabul edilirse, daha büyük bir rol Van Damme’nin sessiz, Oxycontin bağımlısı eski deniz Daniel Daniel gibi seğirmeli performansını geliştirmemiş olabilir. Ancak Daniel, gönülsüz genç çete üyesi Lucas (Elijah Rodriguez) hakkında bilinen tanıdık bir hikaye olan “We Die Young” ın en çekici kısmı ve bir Central çetesi olan Mara Salvatrucha’dan (aka: MS-13) kaçmak için görünüşte imkansız bir arayışı. Gerçek hayatta uyuşturucu kullanan ve çocuk fuhuşuyla ilişkilendirilen Amerikan suçlular. Lucas’ın hikayesi, David Castañeda’nın güçlü performansı sayesinde bazen inanılıracımasız MS-13 çete lideri Rincon’u kim oynuyor? Ancak Castañeda ve Van Damme’n…
Killerman
Bu, sadece hikayesiyle değil hırsıyla inşa eden ve yolculuğa çıkmanız koşuluyla heyecan verici, cüretkâr bir suç gerilim filmi yaratan bir film. Şiddete gelince, “Killerman” her zaman ham ve yanıltıcıdır, erkekler bir mermi onları yırttıktan sonra hayatları için çığlık atar ve her yerde kan akar, ya da köpekler kabus gibi işkence sahnelerinde insan eti yırtıyor. Moe ve Skunk’ı da avlayan kirli polisler (özellikle Nickola Shreli’nin oynadığı film), hikayenin en acımasız sahnelerinin merkezinde özellikle kısır. Tamamen suçlularla ilgili – ve hemen hemen uyuşturucu satıcılarının kazanmasını istemekle ilgili – bir film olarak gösterdiği ilk kareden itibaren “Katil”, kendisi için kurduğu karanlıkta büyür ve ahlak, burada en iyi suç öykülerinde olduğu gibi büyüleyici bir bileşen haline gelir. Bu…