İnternetin o tuhaf, tekinsiz köşelerinden çıkıp Hollywood’un radarına giren hikayelere artık şaşırmıyoruz. Ancak Backrooms (2026) vakası kesinlikle farklı bir seviye. Her şeyden önce filmin yönetmen koltuğunda oturan Kane Parsons henüz 20 yaşında. Çoğumuzun bir 4chan efsanesi (creepypasta) olarak bildiği o "sonsuz, sarı duvar kağıtlı, florasan ışıklı boş odalar" konseptini alıp YouTube'da viral bir seriye dönüştürdüğünde kendisi bir lise öğrencisiydi. Şimdi ise karşımızda A24, James Wan (Atomic Monster) ve Shawn Levy gibi devlerin yapımcılığını üstlendiği, başrollerini Oscar adayları Chiwetel Ejiofor ve Renate Reinsve'nin paylaştığı ciddi bir sinema filmi var. 29 Mayıs 2026'da vizyona giren yapım, son yıllarda kısır döngüye giren korku türüne oldukça rahatsız edici bir nefes alma şansı (ya da şanssızlığı) sunuyor.
Canavarlar Değil, Mekanın Kendisi Korkutucu
Ucuz "jumpscare" (karanlıktan aniden fırlayan canavar) numaralarından sıkıldıysanız, Backrooms tam da aradığınız "liminal mekan" gerilimini sunuyor. Filmin senaryosu, internet mitini basitçe perdeye kopyalamak yerine insan odaklı bir trajediyle genişletmiş. Hikaye, eşinden yeni ayrılmış ve hayatını toparlamakta zorlanan bir mobilya mağazası sahibi olan Clark’ın (Chiwetel Ejiofor) etrafında şekilleniyor. Clark, mağazasının bodrumundaki tuhaf elektriksel arızaları incelerken kelimenin tam anlamıyla "gerçekliğin dışına" düşüyor ve kendini o meşhur Backrooms labirentinde buluyor.
Hikayenin diğer ayağında ise Clark'ın sorunlarını anlattığı terapisti Mary (Renate Reinsve) var. Olaylar, Mary'nin açıklanamaz bir şekilde ortadan kaybolan bu hastasını bulmak için bilinmeze doğru attığı adımlarla sarpa sarıyor. Kadroda ayrıca Mark Duplass ve Finn Bennett gibi isimlerin de bulunduğunu ekleyelim.
"Burada Bir Şeyler Yanlış" Hissi
Filmi izleyenlerin hemfikir olduğu en büyük detay, atmosferin yarattığı o amansız klostrofobi. Boş bir ofis binasının, sararmış tavanların veya eski bir bekleme salonunun neden bu kadar ürkütücü olabileceğini hiç düşündünüz mü? Film tam olarak buradan, "tanıdık ama yanlış" olanın verdiği huzursuzluktan besleniyor. Kane Parsons, YouTube'daki amatör ama vizyoner ruhunu devasa bir bütçeyle birleştirirken görsel bir şov yapmaktan ziyade boşluğun kendisini bir karaktere dönüştürmeyi başarmış. Chiwetel Ejiofor ve Renate Reinsve'nin fiziksel bir tehditten ziyade, içinde bulundukları "boşluğa ve deliliğe" karşı verdikleri oyunculuk reaksiyonları ise filmin dramatik yükünü fazlasıyla taşıyor.
Her Şeyi Açıklayan Filmlerden Değil
Backrooms, gizemleri altın tepside sunan bir film değil. Eğer sinemadan çıkarken tüm taşların yerine oturmasını bekleyen bir izleyiciyseniz, filmin bazı şeyleri bilerek havada bırakan o soğuk ve kozmik yapısı sizi sinir edebilir. Ancak efsanenin köklerine sadık kalan bu "açıklanamazlık" durumu, onu son yılların en cesur işlerinden biri yapıyor. Zihninizle oynayan, temposu yavaş yavaş yükselen sürreal bir kabus arıyorsanız, o sarı duvarların arkasına bir göz atmanızda fayda var.