"Şiddetle Tavsiye" Kategorisinde Öneriler
15 Haz 2015
Table No 21 – Masa 21 (2013)

İlk film önerimi, bir o kadar şaşırtmacalı, bir o kadar da sansasyonel bir filmle yapmak istedim: Table No 21. Filmin ilk başları tam bir romantik film havasında ilerliyor. Ne zaman ki 21 numaralı masa filme dahil oluyor, asıl film bundan sonra başlıyor. Sorulacak sorular ve verilecek cevapların neler olabileceğini merak ediyorsunuz. Sorulan sorulardan sonra geçmişe dönük izlediğimiz sahneler filme ayrı bir merak unsuru katmayı başarıyor. Siz de tabi gördüklerinize şaşırıyor, acaba finalde nasıl bir son bizleri bekliyor diye düşünüyorsunuz. Sonuçta kimse bu kadar parayı...
15 Haz 2015
Angels & Demons – Melekler ve Şeytanlar (2009)

Yıllar önce bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine izlediğim bu film, film arşivimde paha biçilmez bir yere sahip. İlluminatinin gizemi beni hep pençesine düşürdü. Resmen bu örgütün kapatıldığını biliyoruz, asırlar önce hem de. Ancak internette de dolaşan örgütün kapatılmadığı, aksine örgütün üyelerinin Dünya’ya yön veren insanlar olduğu yönündeki komplo teorileri hep ilgimi çekmiştir. Film, akışı ile sizi yutuyor ve Tom Hanks eşliğinde tadına doğulmaz bir seyir zevki yaşatıyor. Dan Brown’un kitabından uyarlama bu film, ön yargılarımızı yıkarak bir ”kitaptan uyarlanan” filmin ne kadar başarılı olabileceğini bize...
11 Haz 2015
The Motorcycle Diaries – Motosiklet Günlüğü (2004)

Motosiklet Günlüğü filmini izlediğim için kendimi şanslı görüyorum. Hayatın içinden bu kadar samimi, bu kadar dobra bir filmin gerçek bir hikayenin bizlere sunumu olması böyle filmleri benim gözümde ayrı bir yere koyuyor. Bu film dünyanın en bilinen isimlerinden biri olan Che Guevara’ nın gençlik yıllarında arkadaşıyla yaptığı uzun bir yolculuğu konu alıyor. Bu film birçok insanın hayatını değiştirmiş Che Guevara’ nın filmi değil. Bu film tıp öğrencisi olan Ernesto Guevara de la Serna’ nın nasıl yollardan geçerek devrimci bir lider olduğunun filmidir. Bir nevi...
07 Haz 2015
Kaybedenler Kulübü (2011)

Kaybedenler Kulübü, gerçek bir hikayeden alınmış ve gerçek olduğunu duyunca nasıl ya harbiden mi ifadesini takınacağınız türden bir film. Nejat İşler ve Yiğit Özşener gibi iki önemli oyuncunun rol aldığı ve Türkiye’de 90’lı yıllarda geçen iki radyocunun hikayesini ele almakta. Genelde radyo konuşmaları şeklinde geçen ve cidden zaman zaman güldürüp, düşündüren bir yapıt. Aynı zamanda inanılmaz repliklere sahip, ayrıca gerçek kayıtlarla birebir örtüşmekte. Filmdeki radyo konuşmalarını içeren gerçek kayıtlara internet üzerinden erişebilirsiniz. Son olarak da ilk izlediğim zaman yaptığım yorumdan alıntı yapayım: Film nasıl mıydı? Çok farklı bi...
02 Haz 2015
Loft – Çatı Katı (2008)

Loft filmi iyi hazırlanmış kurgusuyla, son ana kadar devam eden soru işaretleriyle ve sürükleyici hikayesiyle film izleyerek keyifli dakikalar geçirmek isteyen herkes için ideal bir film. Belçika yapımı olan bu film 2008 yılında çıktığında farklı ülkelerden bir çok izleyicinin beğenisini kazanmasından ötürü 2011 yılında Hollanda’ da 2014 yılında da Amerika’ da aynı film bir kez daha çekilmiştir. Benim için bir filmin orjinali her zaman daha ayrı bir tat vermiştir. Ama bu güzel kurguyu Hollywood yıldızlarıyla birlikte izlemek istiyorum diyenler için böylesi bir ihtimal de...
01 Haz 2015
Memento – Akıl Defteri (2000)

Bu filmin kütüphanede bulunmaması saygısızlık olurdu. ”Prestij” yazımda bahsetmişken bu eseri neden sizlerden mahrum bırakayım diye düşündüm ve işte karşınızdayım. Film ”paranoya” kategorimde parlayan bir yıldız. Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, film sondan başa doğru akıyor. Bunun sebebi karamanımız Leonard Shelby (Guy Pearce)’ın kısa süre içinde hafızasının silinmesi. Film oldukça karışık ve baş ağrıtıcı nitelikte. Bu yüzden filmi elli kez izlesek elli farklı senaryo elde edeceğimize emin olabilirsiniz. Çok fazla senaryo yazıldı çizildi, Guy Pearce ile film senaryosu hakkında röportajlar yapıldı. Hepsi nafile, en iyisi...
25 May 2015
Shutter Island – Zindan Adası (2010)

Bazı filmler vardır, sadece izlediğinizle kalırsınız; ama bazı filmler vardır ki bittiği halde sizin aklınız hala filmdedir ve o olay kurgusunun oluşturuluşuna hayran kalırsınız. ”Dövüş Kulübü” filminden aldığım keyif ile birlikte bu tür filmler aramaya başladım. Kendi çapımda bu filmleri kategorize etmek istedim ve bunlara “paranoya” filmleri demeye başladım. Bu filmler bir olay örgüsünden oluşur ve size sonu hakkında çok küçük ipuçları verse de siz bunları fark etmezsiniz ve olayların akışına kaptırıverirsiniz kendinizi. Etkileyici bir son ile ağzınız açık kalır ve herkese o filmi...
25 May 2015
In The Name Of The Father – Babam İçin (1993)

Yanlış mekan, yanlış zaman tanımı bu film için söylenmiş olmalı. In The Name Of The Father filmi, 1974 Guildford bombalamasından sorumlu tutulan Gerry Conlon’un hayatını konu alıyor. Karaktere hayat veren Daniel Day-Lewis ve “Şurada öyle olabilir miydi/şöyle oynayabilir miydi?” cümlelerini telaffuz etmeyeceğiniz bir performans sergiliyor. İrlandalı Gerry Conlon 70’li yıllarda İngiltere’ye gelir ve hiç ilgisi olmadığı hâlde Guildford bombolamasını yapan kişi olarak beraberinde babası ve birkaç arkadaşıyla birlikte tutuklanır. İngiltere’nin insan hakları ve adalet anlayışı yönünden ne kadar basit kaldığına dişleri sıka sıka şahit oluyoruz....
22 May 2015
Leon The Professional – Leon Sevginin Gücü (1994)

En çok sevilen filmden başlamak gerek diye düşünüyorum ve açık ara ilk sırayı da Leon alıyor. Her şekilde önyargı ile yaklaştığım bir filmi bu kadar sevmem benim açımdan garipsenebilecek bir durum. Filmin Fransız filmi olması, başrolde küçük bir kız ve kısa pantolonlu garip bir adamın olması… :) Afişe bakınca evet olay bu, içeriğine girmek gerekirse şunları söyleyebiliriz. Luc Besson’ın yazıp yönettiği 94 yapımı film, Fransız filmlerine bakışı farklı bir boyuta taşıyor. Esas adamımız Jean Reno bir tetikçidir ve ailesi feci bir şekilde öldürülen 12...
22 May 2015
The Prestige – Prestij (2006)

Bir başyapıt ile karşınızdayım. Başrollerini Hugh Jackman ve Christian Bale’in paylaştığı bu şaheser gerçekten izlenmeye değer. Gizem yellerinin estiği filmin içinde kaybolacaksınız. Filmin yönetmeni Christopher Nolan aynı zamanda Momento (Akıl Defteri) ve Batman üçlemesinin yönetmenliğini yaptı. Filmlerin konularından bahsetmeyi pek sevmem. Siz de benim gibi filmin heyecanının kaçmaması için konuyu okumadan filmin içine dalanlardansanız hiç tereddüt etmeden ve yazımın devamını okumadan hemen filmi izlemeye başlamanızı tavsiye ederim. Film başta ortak olan ancak sonradan araları bozulan iki illüzyonistin birbirlerine üstün çıkma savaşını konu alıyor. Filmde tarihten de...
20 May 2015
Ghajini (2008)

Hint filmlerini seven var sevmeyen var ama güzel filmler çıktığı inkâr edilemez bir gerçek. Ben hint filmlerini seven taraftayım, sanırım bu sevgi Aamir Khan sayesinde. Çoğu Hollywood filmleriyle kıyaslanabilecek kalitede filmler ortaya koydu. Ghajini de onlardan birisi. Kahramanımız Sanjay, kısa süreli hafıza kaybına uğrayan bir hastadır. Geçmişte başına aldığı bir darbe sonucu 15 dakika süreyle hafıza kaybı yaşamaktadır. Ama intikam yemini etmiştir, sürekli resimler çekerek ve vücuduna yaptığı dövmeler ile bu olayı kendine hatırlatır. Olaya gelecek olursak; Sanjay, bir operatör firmasının sahibidir ama kendi...
