"film önerileri" Etiketiyle İlgili Öneriler

(+41) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Downfall – Çöküş (2005)

Berlin ele geçilirmiş, Hitler ve müritleri kalelerinde inatla savaşa tutunmaya çalışırlar. Gelmiş geçmiş en iyi Hitler filmlerinden olduğuna hiç şüphe yok. Nesnelliği ön planda tutan ve o zamanın havasını çok iyi yansıtan bir film. Bununla beraber Bruno Ganz’ın oyunculuğu, eşini canlandıran Alexandra Maria Lara’nın güzelliği ve Ganz’la mükemmel uyumu filmi soluksuz izleten diğer faktörlerden. Tabiki savaş ve ölüm konulu bir film olunca eğlenceli kahkahayla izleyebileceğiniz bir film beklemezsiniz ki öyle de zaten. Kasvetli havası bazen sıkıcı olabilmesi de filmin eksilerinden. Bunlar gerçekçilik için gerekli faktörler ki...
(+159) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Mad Max: Fury Road (2015)

Bir film izledim hala çözemedim.. Orijinal serisi 1980’li yıllarda başrolde Mel Gibson ile çekilen Mad Max’in 2015 uyarlamasında başrolde Tom Hardy ve Charlize Theron var. 2 saat süren filmde sakin geçen tek bir sahne yok. Hiçbir karakter “ay şöyle bir durayım da dinleneyim” demiyor. Konusuna gelince.. Aslında bir konusu yok ama bir yandan da insanoğlunun dünyaya yaptıkları, yok olan doğal kaynaklar, feminizm gibi konularda da verdiği güzel mesajlar var. Baştan sonra bir kaçma-kovalamaca hikayesi desem doğru olur sanırım. Süresi biraz uzun ama tempo, aksiyon...
(+159) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Angels & Demons – Melekler ve Şeytanlar (2009)

Yıllar önce bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine izlediğim bu film, film arşivimde paha biçilmez bir yere sahip. İlluminatinin gizemi beni hep pençesine düşürdü. Resmen bu örgütün kapatıldığını biliyoruz, asırlar önce hem de. Ancak internette de dolaşan örgütün kapatılmadığı, aksine örgütün üyelerinin Dünya’ya yön veren insanlar olduğu yönündeki komplo teorileri hep ilgimi çekmiştir. Film, akışı ile sizi yutuyor ve Tom Hanks eşliğinde tadına doğulmaz bir seyir zevki yaşatıyor. Dan Brown’un kitabından uyarlama bu film, ön yargılarımızı yıkarak bir ”kitaptan uyarlanan” filmin ne kadar başarılı olabileceğini bize...
(+63) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

21 (2008)

Hazır taze taze izlemişken sizlerle bu keyifli filmi paylaşayım dedim. İyi zaman geçirmek için gayet uygun bir film diyebilirim. Gerek olayların akışı, gerek oyunculuklar çok  hoşuma gitti ve tabi ki yüzünüzde tebessüm yaratacak bir son… Filmimiz MIT’de (Massachusetts Institute of Technology – Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) öğrenci olan Ben’in Harvard üniversitesinde tıp okuma hedefi doğrultusunda yaptığı şeyler ve başından geçen olaylar etrafında şekilleniyor. Seyir zevki oldukça yüksek ve birçok duygu barındıran bir film. Yeri geldiğinde üzülüp, yeri geldiğinde ufak bir tebessüm ettiğiniz oluyor. Şunu eklemek isterim,...
(+142) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Memento – Akıl Defteri (2000)

Bu filmin kütüphanede bulunmaması saygısızlık olurdu. ”Prestij” yazımda bahsetmişken bu eseri neden sizlerden mahrum bırakayım diye düşündüm ve işte karşınızdayım. Film ”paranoya” kategorimde parlayan bir yıldız. Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, film sondan başa doğru akıyor. Bunun sebebi karamanımız Leonard Shelby (Guy Pearce)’ın kısa süre içinde hafızasının silinmesi. Film oldukça karışık ve baş ağrıtıcı nitelikte. Bu yüzden filmi elli kez izlesek elli farklı senaryo elde edeceğimize emin olabilirsiniz. Çok fazla senaryo yazıldı çizildi, Guy Pearce ile film senaryosu hakkında röportajlar yapıldı. Hepsi nafile, en iyisi...
(+105) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

The Illusionist – Sihirbaz (2006)

Edward Norton’nun böylesine sağlam kurgulanmış senaryo ile bir araya gelmesinden elbette tadına doyulmaz bir film çıkmış ortaya. Sihirin arkasından gelen bir gizem vardır ve bu gizem çok sıkı bir şekilde işlenmiş filmde. Şok edici sonlar her zaman hoşuma gider, iyi veya kötü olması önemli değil. İşte bu film benim beklentimi fazlasıyla karşıladı. Sophia aristokrat bir ailenin kızı olarak, marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim’a aşık olur. Üstelik aşkı karşılıklıdır. Bu ikili, birbirlerine hissettiklerinden ötürü tepki alırlar. Öyle ki aşkına yasak bile getirilen Eisenheim, ülkeyi terk...
(+419) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Shutter Island – Zindan Adası (2010)

Bazı filmler vardır, sadece izlediğinizle kalırsınız; ama bazı filmler vardır ki bittiği halde sizin aklınız hala filmdedir ve o olay kurgusunun oluşturuluşuna hayran kalırsınız. ”Dövüş Kulübü” filminden aldığım keyif ile birlikte bu tür filmler aramaya başladım. Kendi çapımda bu filmleri kategorize etmek istedim ve bunlara “paranoya” filmleri demeye başladım. Bu filmler bir olay örgüsünden oluşur ve size sonu hakkında çok küçük ipuçları verse de siz bunları fark etmezsiniz ve olayların akışına kaptırıverirsiniz kendinizi. Etkileyici bir son ile ağzınız açık kalır ve herkese o filmi...
(+192) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

In Time – Zamana Karşı (2011)

Artık para diye bir şeyin kalmadığını ve dünyadaki tek önemli şeyin zaman olduğunu düşünün. Nasıl bir hayat mı olur ? Bu film de bize tam olarak onu anlatıyor. Hadi başrolünde Justin Timberlake ve Amanda Seyfried’ın yer aldığı filmin konusuna bakalım. Konuyu basitleştirmek gerekirse fiziksel olarak dünyada artık 25 yaşını geçemiyoruz ve herkesin kendi zamanı var. Artık çalıştığınızda maaş olarak para değil zaman alırsınız ve bu zaman bileğinizde sürekli geri sayarak ilerler. Zenginliğiniz cebinizdeki para ile değil sahip olduğunuz zaman ile belli olur. Alışveriş, kumar...
(+446) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Ghajini (2008)

Hint filmlerini seven var sevmeyen var ama güzel filmler çıktığı inkâr edilemez bir gerçek. Ben hint filmlerini seven taraftayım, sanırım bu sevgi Aamir Khan sayesinde. Çoğu Hollywood filmleriyle kıyaslanabilecek kalitede filmler ortaya koydu. Ghajini de onlardan birisi. Kahramanımız Sanjay, kısa süreli hafıza kaybına uğrayan bir hastadır. Geçmişte başına aldığı bir darbe sonucu 15 dakika süreyle hafıza kaybı yaşamaktadır. Ama intikam yemini etmiştir, sürekli resimler çekerek ve vücuduna yaptığı dövmeler ile bu olayı kendine hatırlatır. Olaya gelecek olursak; Sanjay, bir operatör firmasının sahibidir ama kendi...
(+146) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

The Fault In Our Stars – Aynı Yıldızın Altında (2015)

  Bu ay sonu Amsterdam’a gideceğim. Birkaç arkadaşım da bu filmin büyük kısmı Amsterdam’da geçtiği için mutlaka izle gitmeden diye tavsiyede bulundu. Hüzünlü bir hikaye olduğunu biliyordum ama bu kadarını tahmin edemezdim, Çağan Irmak filmi gibiydi sağolsun mahvoldum izlerken.. Ama bir yandan da sevdim. Vermeye çalıştığı mesajı, “evet ben de böyle düşünüyorum” dedirtmiş olmasını sevdim. Çocukluğundan beri kanser olan Hazel Grace durumunu ve bir gün ölecek olduğu gerçeğini kabullenmiş, kendini karamsarlığa hem bırakmış hem bırakmamış, yaşına göre çok olgun bir karakter. Augustus ise kanseri...
(+105) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Avengers: Age of Ultron – Yenilmezler (2015)

Super kahraman filmlerini ya çok sevmek ya da hiç sevmemek gerek sanırım. İkisinin arasına hiç denk gelmedim.. Ben her süper kahramanın hayranıyım. Bu sebepten birden fazla karakteri tek filmde toplayan Avengers serisinin yeri ayrıdır her zaman. Devam filmi olan Age of Ultron’da en çok merak ettiğim karakter Quicksilver’dı. X-Men filminde izlediğimiz Quicksilver daha başarılıydı bence ama, Avengers’da olanın da hakkını yemek istemem. Age of Ultron’da, Avengers ekibinin yine dünyayı kurtarmaya çalışırken kendi içlerinde yaşadıkları çatışmaları, birbirleri ve kendi sırlarıyla olan savaşlarını izliyoruz daha çok....
WordPress Themes