"film önerileri" Etiketiyle İlgili Öneriler

(+37) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Dirty Dancing – İlk Aşk, İlk Dans (1987)

Günümüz filmlerinin aksine üçüncü kişilerden uzak bir aşk ve dans hikayesi. Oğlumuz Patrick Swayze 80’li yılların taş çocuğu, Jennifer Grey de taş ‘bebeği’dir. Bu ikilinin uyumuna mı aşık oldum yoksa filmdeki Oscar kazanmasını sağlayan şarkı seçimlerine mi bilemedim. Asla bir dakikasında bile senaryoda bir boşluk ya da aykırılık bulunmuyor. Çok hafif bir geçişle araya baba kız hatta abla kardeş ilişkisini bile sıkıştırmış.Hiç bir karakter için içinde kötülük bulundurmayan nadir filmlerden. Ah bize de böyle dans hocası dedirtiyor.Bu film dans aşk filimlerinin atasıdır. Hakkında klişe...
(+53) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Dead Man’s Shoes – Ölü Adamın Ayakkabıları (2004)

  Yakın zamanda yeni bir film diye izleyip sonra 2004 yapımı olduğunu öğrendiğimde baya şaşırdığım bir Avrupa yapımı Dead Man’s Shoes. Ve intikam temalı film sevenlere şiddetle tavsiyemdir. Az mekan, kısa zaman, az karakterle kısa ve öz bir film kesinlikle. Askerliğini bitirip evine dönen Richard’ın, o askerdeyken zihinsel engelli kardeşi Anthony’e kötü davranan bir grup uyuşturucu satıcısından çok net ve soğukkanlı şekilde intikam almasını anlatan filmin finali tam bir ters köşe olmuş. “Yoo ben en başından anlamıştım” diyen olursa beri gelsin, bira ısmarlarız :)...
(+68) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Age of Adaline – Ölümsüz Aşk (2015)

Öncelikle bu filmi “Ölümsüz Aşk” olarak tercüme eden ekibe büyük alkışlarımı (!) yollamak isterim. Sanırım Gossip Girl etikisi olmalı, Blake Lively’nin yaptığı filmleri hep merak ederek bekliyorum. Nitekim Age of Adaline beklentimi boşa çıkarmadı. Aslında olağanüstü olayların olduğu ama bunu “fantastik film” grubuna girmeden perdeye aktaran yapımları seviyorum. Meet Joe Black, Benjamin Button gibi.. Age of Adaline da, 1900’lü yılların başında normal bir hayat süren Adaline adlı kadının yıllar boyu hiç yaşlanmadan yaşaması üzerine kurulu. Biz daha çok Adaline’ın şimdiki zamanda geçen hikayesini izlerken...
(+155) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Silver Linings Playbook – Umut Işığım (2012)

  Oscar dahil birçok ödül adaylığı olan, Jennifer Lawrence’a en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandıran film, fikrimce Oscarlık bir yapım olmamakla beraber çok keyifli bir romantik komedi. Biri öfke kontrolü sorunu olan, rehabilitasyondan yeni çıkmış; diğeri eşini yeni kaybetmiş ve depresyonun dibine vurmuş 2 deli bir araya gelirse olur? Deli dediğime bakmayın toplumun dayattığı kurallara baş kaldıran iyinin de kötünün de hakkını veren aslında fazlasıyla aklı başında 2 karakter bence onlar. Kadronun sağlamlığı tartışılmaz, konusuna aşk, aile, depresyon, futbol, dans pek çok farklı konuya...
(+38) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Meet Joe Black – 1998

  Brad Pitt, Benjamin Button’dan önce o tarz fantastik bir filmde alıştırma yapmadı mı sanmıştınız? Anthony Hopkins ve sonrasında adını pek duyuramayan Claire Forlani ile başrolü paylaşan Brad Pitt’in sanırım en çıtır olduğu dönemler bu film çekildiği zamanlar.. Zengin bir iş adamı, zeki ve mesafeli kızı ve birden çıkıp gelen esrarengiz bir adam. Ölüm denen olguyu insan bedenine koyan ve bunu belli bir sürece yayan filmi yaklaşık 10 yıl önce ilk defa izlemiştim, sonrasında da her izlediğimde bu yavaş tempoda akan naif filme hem...
(+98) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

The Adjustment Bureau – Kader Ajanları (2011)

George Nolfi yönetmenliğinde, başrollerini Matt Damon ve Emily Blunt’un paylaştığı, sıra dışı soruları akılda sıralayan, bilim kurgu, romantik, gerilim, aksiyon gibi türleri içinde barındıran, benim gibi ortaya karışık film severlerin beğeniyle izleyeceği tatta.. Gelelim filmin konusuna; The Adjustment Bureau ‘ Kader Ajanları’ romantik bir film gibi giriş yapıyor. David Norris (Matt Damon) Senato’ya seçilmek üzere hazırlıklar yapmaktadır. Elise Sellas (Emily Blunt ) ise bir dansçıdır. İlk karşılaşmaları; otelin tuvaletinde saklanmakta olan Elise, çılgın kalabalığa hitap etmek için aynı tuvalette kendi kendine konuşmasını yineleyen David....
(+103) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Poker Night – Poker Gecesi (2014)

Yine 2014 yapımı muhteşem bir filmle daha karşı karşıyayız. Basit bir Poker masamız geçmişini anlatan eski dedektiflerimiz ve aralarına katılan yeni terfi bir genç dedektifimiz var (Beau Mırchoff). Sonra ne mi oluyor? Genç dedektifimiz maskeli bir psikopat tarafında kaçırılıp bir bodruma kapatılıyor. Şimdi yapması gereken şey ise poker masasında anlatılanları göz önünde bulundurup maskeli karakterimizin kimliğini ve kurtulmanın yollarını bulmak zorundadır. Çünkü kendiyle beraber kurtarması gereken genç bir kız daha bulunmaktadır. Adamlar o kadar iyi iş çıkarmış ki filmde sizin de yakalayabilecek olduğunuz bir...
(+108) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Sense8 (2015- )

Dizi dünyasında aradığımız kan bulundu bence. Uzun zamandır beni hiçbir dizi böyle heyecanlandırmamıştı diyebilirim :) Eğer zamanında Heroes, Fringe gibi bilim kurgulara gönül verdiyseniz Sense8 sizi çok mutlu edecek. Mumbai, Berlin, Nairobi, San Fransisco, Chicago, Londra, Seoul ve Meksika olmak üzere 8 farklı şehirden, 8 farklı kişinin hikayesi üzerine kurulu dizinin yapımcı, yönetmen ve senaristi Wachowski Kardeşler. Kendileri V for Vandetta, Matrix serisi ve Bulut Atlası gibi iddialı filmlerin senarist ve yönetmeni olan 2 deli kardeş aslında. Yine muhteşem bir iş yapmışlar bence. 2...
(+143) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

12 Angry Men – 12 Öfkeli Adam (1957)

Sidney Lumet’in yönettiği ilk filmdir. Ortada bir cinayet, cinayeti işleyen kişi sanılan bir çocuk, kurban bu çocuğun babası, 12 jüri üyesi, jüri odası, yaşlı adam, karşı sokaktaki kadın… Evet bunun dışında kişi ve mekan yok bu filmde. Cinayetle suçlanan çocuk için, Amerikan yasalarına göre jüri kararı oy birliği ile suçlu ya da suçsuz kararı alınmalıdır. Yargıç, sanığın suçlu bulunması halinde alacağı ceza konusunda jüriyi bilgilendirir. Ve karar aşaması başlar.. Oylama sırasında ‘Guilty!’, ‘Guilty!’ kararları sıralanırken jüri üyelerinden birinin ‘Not guilty !!’ demesi diğer jüri...
(+866) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Who Am I – Ben Kimim (2014)

İlk başta şunu söyleyebilirim: Bu filmin beni bu kadar etkileyeceğini beklemiyordum. Film için duble ters köşe diyebilirim. Filmdeki ana karakter bana biraz Edward Northon’nun Fight Club’taki rolünü hatırlattı. Ki izleyince siz de hak vereceksiniz diye düşünüyorum. Filmin konusuna gelirsek… Kahramanımız 25 yaşında, asosyal ve tam bir bilgisayar dahisi olan Benjamin’dir. Yeraltı bir hacker (bilgisayar korsanı) grubu Benjamin’i aralarına davet eder ve Benjamin, istemeyerek de olsa kabul eder. Olaylar bundan sonra başlayacaktır. Mafya istihbarat ve hacker grupları arasındaki ilişkiyi ve hesaplaşmaları anlatan bu filmi soluk...
(+29) Kişi oy verdi. Bu filme oy vermek ister misiniz?

Revenge of the Green Dragons (2014)

  Nereden duyduğumu bilmediğim Revenge of the Green Dragons (ismi uzun olduğundan, Green Dragons diyeceğim) filmini “bir bakayım ya neymiş” diye internette araştırırken gerçek bir hikayeden uyarlandığını ve yapımcısının Martin Scorsese olduğunu öğrenince iyice merak ettim. Merakıma değdi mi bilmiyorum :) Kurgusu, oyunculuklar, görüntüler başarılı ama bir hikayede hiç mi iyi bir şey olmaz yaa. Fargo filmi gibiydi neredeyse kimsenin başına iyi bir şey gelmedi. Hikaye, Amerika’nın en büyük insan kaçakçılığı olayına değinirken, göçmen/kaçak göçmen Asyalıların Amerika’da yaşadıklarını pek de objektif olmadan Asyalıların gözünden...
WordPress Themes